13 Nisan 2018 Cuma

Kesmeşeker’in 10. Albümü “Kadıköy” Çıktı!




 Kesmeşeker’in 10. Albümü “Kadıköy” Ada Müzik Etiketiyle Raflarda!
 
Cenk Taner 'Kaptan'lığında 1990 yılında kurulan Kesmeşeker, ilk albümü 'Dipten ve Derinden ile başlayan serüvenine 10. albüm 'Kadıköy'le devam ediyor.
 
27 yılı aşkın müzik yaşamına Dipten ve Derinden (1991), Aşk ve Para (1993), Tut Beni Düşmeden (1995), İnsülin (1998), İçinde İçindekiler Vardır (1999), İzin Vermedi Yalnızlık (2000), Kum (2004), Doğdum Ben Memlekette (2011) albümlerinin ardından Cenk Taner'in ikinci solo albümü  'Yoldan Çıkmış Şarkılar' 2013'te Ada Müzik etiketiyle yayınlanmıştı. 
 
 
Onuncu albüm: 'Kadıköy'
 
Yeni albüm 'Kadıköy'de söz ve müzikler yine Cenk Taner‘e ait. Cenk Taner’e bas gitarda Canay Cengen, vurmalı çalgılarda ise Gökhan Özcan eşlik ediyor.  Ayrıca, Cansun Küçüktürk, Özgür Ulusoy ve İlkay Özboyar da çalımlarıyla katkıda bulundular.
 
Tüm düzenlemeleri  Kesmeşeker’e ait olan bu albümün Kayıt ve Mix’i Canay Cengen- 2017, Mastering Levent Büyük, Çağdaş Şenel - Stüdyo 18, Kapak çalışması ise Engin Güneysu imzası taşıyor.
 
Kesmeşeker “Kadıköy” 22 Aralık’ta tüm müzik marketlerdeki yerini alırken 29 Aralık’tan itibaren ise tüm dijital mecralarda yayına girecek.
 
“Kesmeşeker dinleyicisidir ki 'uçsuz bucaksız azınlık'tır; onlar 'kaç' değil 'kim'dir…”
 

Kesmeşeker "Kadıköy" tüm dijital mecralarda; Takip etmek için: https://goo.gl/MdZXKC İtunes: https://goo.gl/AnxxeG Spotify: https://goo.gl/EG3kwf Fizy: https://fizy.in/s5dn1

8 Mart 2018 Perşembe

Gürol Ağırbaş'dan "Bas Şarkıları 3" Çıktı!



Gürol Ağırbaş’ın ’95 yılında yayınlanan ilk albümü ‘’Bas Şarkıları’’ ile ’98 yılında yayınlanan ikinci albümü ‘’Bas Şarkıları iki” den tam 20 yıl sonra “Bas Şarkıları 3” albümü, Ada Müzik Etiketiyle yayımlandı. 
 
Bu albüm de Gürol Ağırbaş’a Birsen Tezer, Bülent Ortaçgil, Ceylan Ertem, Elif Çağlar Muslu, Hüsnü Arkan, Jehan Barbur ve Şevval Sam eşlik ediyor.  
 
Albümün kayıtlarını Cihan Güvenç yaptı. Davul kayıtları, mix ve masteringi ise Arıkan Sırakaya tarafından yapıldı. Tüm düzenlemelerde Gürol Ağırbaş imzası var. Fotoğrafları Aykut Uslutekin ve Başak Çallıoğlu Bayhan çekti. Grafik tasarımı ise Selçuk Demirci tarafından yapıldı.
 
Akın Eldes, Aydın Karabulut, Birol Ağırbaş, Derin Bayhan, Emre Tankal, Sinan Cem Eroğlu, Tarık Aslan ise emeği geçen isimler.
 
Gürol Ağırbaş’ın kendi ifadesiyle “Bas Şarkıları 3”
 
“Merhaba yeniden...
 
İlk vokal kaydını 11 Eylül 2012 Salı günü 16:28:17’de kısacık bir telefon görüşmesi ardından Elif Çağlar Muslu ile yaptık Kuzguncuk’ta. Yıllardır tanışıyormuşuz gibi… Öyle bir dünya dedi ki... Var olsun… DERUN koydum şarkının ismini. Birsen’in, Ceylan’ın, Elif’in, Jehan’ın, Şevval’in ve tüm kadınların sesidir bu şarkı…
 
Bir bestemi Hüsnü Arkan ile paylaştım, söz yazsın istedim… Sağ olsun… Helal olsun bir de yorumladılar Birsen Tezer ile SEVDA ESKİSİ ’ni.
ALATURKA BOSSA ise 2001- 2002 yıllarında Cihangir’de Birsen’in ilk albüm çalışmaları sırasında yazılmıştır. Yıllar geçti, sonra komşum oldu Sultantepe’de. Sabahın 5’inde bile olsa dinledi ve paylaştı duygularını… Yolculuğumda yanımda oldu. Sağ olsun… Derinde, daha bir derin oldu onun gücüyle.
Ortaçgil, yazmış olduğu sözleri tekrar yorumladı YÜZ SEKİZ ‘de... Jehan Barbur ile…
Üstelik bir besteme söz hediye etti Jehan… HAL'DEN HALE dedim ben o şarkıya… Kalemine sağlık… Sesine de...
 
Şevval Sam ile tanışmamız eskilere dayanır. 2002’de müziklerini yaptığım bir dizide çalışmıştık. Yıllar sonra tekrar buluştuk bu albümde. Milyonlarca yıldır yerinde duran PLÜTO’dan ne istedik ki? Gezegendi, taş ettik… Şevval’ın sesi açar umarım tıkanmış kulaklarımızı ve kalbimizi.
Baharlara, kokulara can verdi. Sesiyle, soluğuyla… Canım Cey'lan Ertem ve RENKLENDİ KOKULAR…
Bu albüm, benim için çok özel bir kavuşmaya vesile oldu. Belki de o yüzden beklemişim onca yıl (1934-1989) Babam SALİM AĞIRBAŞ’ın 1972 de yapmış olduğu 45’liğin kayıtları İlayda’nın hediyesidir, bize. Albümdeki ‘KOŞAN ÇOCUK ‘ şarkısı- baba ve iki oğulun buluşması- bu sayede oldu… Salim, Birol ve Gürol Ağırbaş... Canım oğlum Uzay babası, amcası ve hiç göremediği dedesini bu albümün o şarkısında tanıyıp büyüyecek...
Son olarak,
Annem dedi ki bir de şarkı söyleyebilseydin… Çok yaşa e mi! Ben de denedim hatıra olsun…DİLEMMA….
 
Bu albümün öyküsü kısaca budur. 
Ve şu BAS GİTAR’ a vermek istediğim candır.”
 
“Bas Şarkıları 3” Albümü  9 Mart’tan itibaren tüm dijital mecralarda ve müzik marketlerde... 

Daha fazlası için buraya tıkla!



Burhan Şeşen ve Ezgi Aktan'dan "Olur mu?" Düeti!





Bir şeyler var unuttuğum belki
Kalbim ilk kez çarpıyor sanki
Korkum yok gelecekten
Mutluyum ya ben


Türkiye müzik tarihinin kilometre taşlarından Burhan Şeşen’in, yeni kuşak kadın şarkıcı – şarkı yazarı (singer & songwriter) ekolünün önemli temsilcisi Ezgi Aktan ile yaptığı “Olur Mu?” isimli düet çalışması Ada Müzik etiketiyle 14 Şubat'ta yayımlandı..

Yaşlı bir adamın genç bir kadına olan aşkını anlatan şarkının yayın tarihi de 14 Şubat Sevgililer Günü olarak belirlendi. Sözleri ve bestesi Burhan Şeşen’e ait olan şarkıda Burhan Şeşen & Ezgi Aktan ikilisine piyanoda sihirli dokunuşlarıyla Yiğit Özatalay eşlik etti. Şarkının yalın videosu ise Selçuk Demirci yönetmenliğinde çekildi.
Burhan Şeşen’in 30 yıl önce yazdığı bir şarkı “Olur Mu?”. Burhan Şeşen şarkıyı yaptığında Gündoğarken’in ilk albümü “Bir Yaz Daha Bitiyor” stüdyo aşamasını yeni tamamladığı için albüme geç kalıyor şarkı. Sonra da unutulup tarihin tozlu raflarında kayboluyor, ta ki Burhan Şeşen, Ezgi Aktan ile bir sohbetinde şarkıyı hatırlayana kadar…
Burhan Şeşen durumu şöyle anlatıyor “Beraber söylesek mi bu şarkıyı derken olur mu olur dedik böylece şarkıyı besteledikten tam 30 sene sonra kaydetmiş olduk. Üstelik 35 yıllık müzik hayatımın ilk düeti olarak…”

Daha fazlası için buraya tıkla

Burak Karakaş "Sadece" Çıktı.




BURAK KARAKAŞ

SADECE


Burak Karakaş ‘ın ilk Albümü “Sadece” Ada Müzik Etiketiyle Yayımlandı.

Burak Karakaş, İstanbul Bilgi üniversitesi Müzik bölümünden mezun olmuştur. Birçok reklam müziğinde besteci olarak çalışmış ve çizgi film müzikleri bestelemiştir. 2010 senesinde Long Island üniversitesi Medya sanatları bölümüne girmiştir. Bilgisayar oyunu müziklerinin yanı sıra bir de New York’ta Off-Broadway müzikal sahnelemiştir. Çeşitli albümlerde besteci aranjör veya prodüktör olarak yer almıştır..

Burak Karakaş’ın ilk albümü olan “Sadece” samimi bir akustik müzik albümü. 

Birbirinden farklı dokuz şarkıdan oluşan albüm, içinde çağdaş kent ozanları öğelerini barındırmaktadır. Albümde “Anlatamaz” isimli şarkıyı Jehan Barbur’la birlikte seslendiren Burak’a, yine yer yer bazı şarkılarda Jehan güzel sesiyle eşlik etmektedir. Vokal ve akustik gitar’ın yanı sıra aranjmanlarda çello, bass gitar ve davul yer almakta. 
Albümdeki bütün şarkıların besteleri, sözleri ve düzenlemeleri kendine ait olan müzisyenin bu albümü; içinde yalınlık yani ismi gibi “Sade”lik barındırmakta…

Burak Karakaş “Sadece” 13 Mart’tan itibaren ise tüm dijital mecralarda yayınlanırken müzik marketlerdeki yerini de alacak..

Tüm şarkıları dinlemek için buraya TIKLA!

Fazıl Say "Nazım Oratoryosu" YouTube 'da!




“Nazım Oratoryosu” 
 
“Fazıl Say’ın “Nâzım” başlığı altında bestelediği eser, şarkıcıların ve şiir sunucusunun yanı sıra, geniş bir karma koronun ve senfonik orkestranın ifade olanaklarını kullanırken, kimi yerde usulca duyurulan lirik bir havayı, kimi yerde yüksek ses gürlüğüyle haykıran bir toksözlülüğü içerir. Müzik, hem şiirlerin yoğun anlatım gücünü vurgulamayı üstlenmiş, hem de başlıbaşına duygusal yükselişi temsil etmiştir. “Nâzım”, opera, oratoryo gibi sahne müziklerine yakınlık göstermekte, ancak kuruluşu ve içeriğiyle onlardan ayrılmaktadır. Birbirine bağlı beş bölümden oluşan ve “özgür form” yapısıyla yaklaşık 70 dakika süren eser, makâmsal, tonal ve atonal tekniklerle genelde halk müziğimizin renklerinden yararlanmakta, şiirle müziğin görkemli bileşimini yansıtmaktadır.
 
Besteciye göre, şair olarak “Nâzım Hikmet” atmosferinin yaratılması ve onun müzikle bir portresinin çizilmesi, şiirlerdeki ifade derinliğini müzik diliyle anlatmaya bağlıdır. Şiirle müziğin sarmallığından kaynaklanacak atmosfer, yorumcuların içtenliğiyle yaratılabilir. Şiirlerdeki güçlü ifade özelliklerini duyarlılıkla dile getiren Genco Erkal, arkasında her an müziğin esintisini duyumsayacak, söylediği şarkılarla şiir ile melodiyi kaynaştıran Serenad Bağcan ise Fazıl Say’ın piyano eşliğiyle bütünleşecektir. Karma koronun ve senfonik orkestranın zengin ses rengi olanakları ise şiirsel ve müzikal anlamı bütünüyle birleştirecektir. Tıpkı Nâzım’ın mısralarındaki iç sesler ve yarım kafiye mayasının şiiri bütünlemesi gibi... Tıpkı coşkuyla kabaran ve gürül gürül akan bir şiirin sizi alıp sürüklemesi gibi...
 
Eserde seslendiricilerin anlatım olanakları, şiirlerin içerdiği anlam akışına göre değişik derecelerde kullanılmıştır. Kimi yerde bir kız çocuğu tek başına çıkıp bütün saflığı ve doğallığıyla seslenerek “Hiroşima” trajedisini anlatmakta, kimi yerde karma koro ve orkestra kadroları, görkemli ses gürlüğüyle hayatın çoksesliliğini dile getirmektedir. Bütün bu sesler içinde başrol, şiirleri sunan Genco Erkal’a verilmiştir. Çünkü bu tür müzik formlarında “söz”, eserin belkemiğidir. 
 
“Nâzım” Oratoryosu Türkiye’de birçok kez seslendirildi. Dinleyici, her seferinde eseri soluğunu tutarak izliyor, seslendirme bittikten sonra ayağa kalkarak görülmemiş bir coşkuyla dakikalarca alkış tutuyordu. Kuşkusuz ki söz konusu heyecanın kaynağında eserin sahnedeki “teatral” tarafının etkileri de vardı. Bu yönüyle “Nâzım” gibi bir sahne eserinin yalnızca “ses kaydı” ile değil, “görüntülü” kaydıyla sunulması gerektiği ortaya çıkmıştır. Böylece Fazıl Say’ın bestelediği “Nâzım” oratoryosu hem belgesel niteliğini pekiştirecek hem de daha geniş kitlelere ulaşmaya yönelmiş olacaktır.
 
Ahmet Say”





 


CD BÖLÜMLER
 
1. BÖLÜM - GENÇLİKTE
I. Üç Selvi                                  
II. Açların Gözbebekleri
III. Kerem Gibi
 
2. BÖLÜM - HAPİSHANEDE
IV. Diz Boyu Karlı Bir Gece
V. Bugün Pazar
VI. Ben İçeri Düştüğümden Beri
VII. Yatar Bursa Kalesinde
 
3. BÖLÜM - İNSAN ÜZRE
VIII. Hapisten Çıktıktan Sonra
IX. Kız Çocuğu
X. Hiroşima
XI. Nerden Gelip Nereye Gidiyoruz?
 
4. BÖLÜM - MEMLEKET ÜZRE
XII. Vatan Haini
XIII. Şehitler
XIV. Davet
XV. Memleketim
 
FİNAL
XVI. Yaşamaya Dair Üzerine Doğaçlama
XVII. Yaşamaya Dair

22 Aralık 2017 Cuma

Balina - Kaybetmenin Mitolojisi


Balina’nın 2. Stüdyo Çalışması “Kaybetmenin Mitolojisi” Ada Müzik Etiketiyle Sadece Dijital Platformlarda Yayında..

Balina İzmir çıkışlı bir rock’n roll ikilisidir. Karanlık ve karmaşık sesleri sever.
'2011 yılında İzmir'de, gitarda Alican Öyke ve davulda Burçin Esin'in ortaklığıyla doğan Balina, 2013 tarihli kendi ismini taşıyan ilk stüdyo çalışmasıyla dinleyiciyle tanıştı. Özellikle İstanbul çapında verdiği konserlerle kısa sürede güncel alt kültür dalgasının figürlerinden biri haline gelen ikili, birçok estetikten aldığı ilhamla büyük resmi aramaya devam ediyor. Söz konusu arayışın bir diğer meyvesini 2017 yazında kaydettiği, Ada Müzik etiketli ikinci stüdyo çalışması 'Kaybetmenin Mitolojisi' ile veren ikili, bu defa deniz ve kayalar arasına sıkışmış psikedelik bir şehir hikayesini kulaklarla buluşturuyor. Gitar - davul eşleşmesinin doğurduğu çiğ ve dinamik sound üzerine yoğunlaşan ikilinin müziğinde; 70'lerin prog rock tavrından  karanlık kuzey metal'ine, kibar swing yürüyüşlerinden acımasız stoner riff'lerine kadar birçok ipucu bulabilirsiniz. ' 


Daha fazlası için TIKLA!




28 Kasım 2017 Salı

Fazıl Say "Güz Şarkıları" 7 Aralık'ta Çıkıyor!...






Ünlü Şairler Fazıl Say Bestelerinde...

“Güz Şarkıları“ 

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say‘ın; Nâzım Hikmet, Can Yücel, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Behçet Aysan, Ahmed Arif, Attila İlhan gibi unutulmaz şairlerin, unutulmaz şiirlerini bestelediği  “Güz Şarkıları”  albümü, Ada Müzik etiketiyle 7 Aralık'ta raflardaki yerini alıyot.

Sanatçının “Bugüne kadar yaptığım şarkı albümlerim arasında hem Türkiye'de, hem dünyada en sevileninin Güz Şarkıları olacağını hissediyorum.” dediği bu albümün solisti, eşsiz ses tonu ve etkileyici yorumu ile dikkat çeken Güvenç Dağüstün.  

Şan tekniği açısından bir hayli zor olan şarkılar, Dağüstün’ün müthiş yorumuyla dinleyenlerde her parçada farklı bir tat bırakıyor. 

Kendi şarkı albümleri içinde piyano partisini ilk kez kendisi çalmayan Say bu albümde şarkıları; piyanoda büyüleyici yorumuyla beğeni toplayan Ece Dağıstan’a emanet ediyor. Dağıstan; şarkı dolu tuşesi ile piyanodan tüm güz renklerini çıkartabilen muazzam yaratıcı bir yorumcu.

Güz Şarkıları; sonbaharın melankolik renk ve dokusunun sarmalladığı, her biri farklı stilde ve farklı konularda olan sekiz şarkıdan oluşuyor.

Albüm; içindeki Doğu-Batı sentezi, Türk musikisi, caz, kabare müziği, nostaljik melodileri ve herkes için akılda kalıcı sözleri ile dinleyenlere müthiş bir renk sunuyor.

Müziklerin bir resim gibi oluştuğu Güz Şarkıları'nda;  kanun ve kemençe kimi zaman bir caz “Jam-Session” içindeki doğallığı ile duyulurken, kimi zaman da dinleyenler "duduk" ile Ahmed Arif'in Doğu Anadolu’suna bir yolculuğa çıkıyor.  Bu albümde; bass - drum - sax ile iyi bir caz yorumu duymak, nefesli ve yaylı sazlarda ise klasikçilerin dünya seviyesindeki yorumlarını dinlemek mümkün.

Albümdeki Eserler
 Söz yazarı: Nazım Hikmet – Müzik: Fazıl Say
Söz Yazarı: Can Yücel - Müzik: Fazıl Say
Söz Yazarı: Cemal Süreya – Müzik: Fazıl Say
Söz Yazarı: Nazım Hikmet –Müzik: Fazıl Say
Söz Yazarı: Ece Ayhan – Müzik: Fazıl Say
Söz Yazarı: Behçet Aysan – Müzik: Fazıl Say
Söz Yazarı: Ahmed Arif – Müzik: Fazıl Say
Söz Yazarı: Attila İlhan – Müzik: Fazıl Say